Fransa hükümeti ve güvenlik güçleri, 17 Ekim Cumartesi günü ülke genelinde düzenlenmesi planlanan protestolar öncesinde alarma geçti. Kendilerini “Sarı Yelekliler” olarak tanımlayan sendikalar ve vatandaşlar, hayat pahalılığı ile akaryakıt fiyatlarındaki artışı protesto etmek için sokağa çıkmaya hazırlanıyor. Gösterilere öğrencilerin de katılması bekleniyor.
Fransa İçişleri Bakanlığına yakın bir kaynağa göre, ülke genelinde 500 eylem ve yaklaşık 90 protesto gösterisi düzenlenmesi planlanıyor.
Gösteriler, öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve eskiyen okul altyapısı gibi sorunlara karşı öğrencilerin dört haftadır sürdürdüğü protestoların ardından geliyor. Öğrenci eylemlerinin çoğu barışçıl geçse de bazı gösterilerde protestocular ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı. Polisin aşırı güç kullandığı iddiaları da eleştirilere yol açtı.
PARİS VE BÜYÜK KENTLERDE ŞİDDET ENDİŞESİ
Yetkililer, başta Paris olmak üzere büyük kentlerde yeni protestolar sırasında şiddet olaylarının yaşanmasından endişe ediyor.
İçişleri Bakanlığına yakın kaynak, aşırı sol grupların güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelebileceğini ve gösteri güzergâhlarında kurulan güvenlik kordonlarını aşmaya çalışabileceğini belirtti. Kaynak, önemli ulaşım güzergâhları ve kritik altyapı tesislerinin bloke edilmesine izin verilmeyeceğini de vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise cuma günü yaptığı açıklamada, gösteri hakkına saygı duyulduğunu ancak bu hakkın insanlara ve mülklere saygı çerçevesinde kullanılması gerektiğini söyledi. Macron, sükûnet çağrısında bulundu.
POLİSİN MÜDAHALELERİ TARTIŞMA YARATTI
Fransa’da son haftalarda yaşanan protestolar sırasında polisin şiddet uyguladığı iddiaları gündeme geldi. Olaylardan birinde 15 yaşındaki bir öğrencinin polis tarafından atılan plastik mermiyle vurulmasının ardından bir gözünü kaybettiği öne sürüldü. Başka bir olayda ise 14 yaşındaki bir çocuğun, polise ait şok bombasını yerden almasının ardından elini kaybettiği bildirildi. Her iki olayla ilgili soruşturmalar sürüyor.
İkinci olayın ardından Fransa, belirli türdeki şok bombalarının kullanımını askıya aldı. Ancak İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, cuma günü yaptığı açıklamada, 17 Ekim’de ciddi kentsel şiddet olaylarının yaşanması durumunda bu mühimmatın kullanımına izin verilebileceğini söyledi.
Nuñez, salı günü Senatoda yaptığı açıklamada, öğrenci protestolarında polisin şiddet uyguladığı iddialarına ilişkin 36 soruşturma başlatıldığını bildirdi. Soruşturmaların dördünün sakatlanmaya yol açan, altısının ise ciddi yaralanmalarla ilgili olduğunu belirten Nuñez, diğer dosyaların darp, hakaret ve cinsel şiddet iddialarını kapsadığını kaydetti.
SARI YELEKLİLER YENİDEN SAHNEYE ÇIKABİLİR
17 Ekim protestolarının, 2018’de hükümetin akaryakıt ve motorin vergilerini artırma planına karşı ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketini yeniden canlandırabileceği değerlendiriliyor.
Sarı Yelekliler, 2018’de aylar boyunca hafta sonları kavşakları, otoyolları ve akaryakıt depolarını bloke eden eylemler düzenlemiş, protestocular ile polis arasında zaman zaman şiddetli çatışmalar yaşanmıştı.
Fransa hükümeti, parlamentoda çoğunluğa sahip olmadığı siyasi ortamda bütçe planını kabul ettirmeye çalışırken kamu borcu kriziyle de mücadele ediyor.
POLİS SENDİKASINDAN DEVLETE SUÇ DUYURUSU
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, perşembe günü yaptığı açıklamada, protestoların başlangıcından bu yana 937 polis ve jandarma personelinin yaralandığını bildirdi. Lecornu, 248 öğrenci ile 149 eğitim çalışanının da yaralandığını belirtti.
Fransa’nın en büyük polis sendikalarından Alliance Police Nationale ise salı günü, devlete karşı “başkalarının hayatını tehlikeye atmak” suçlamasıyla şikâyette bulunacağını açıkladı. Sendika, öğrenci protestoları sırasında polislere verilen çelişkili emirleri eleştirdi.
Açıklamada, polislerin şiddete maruz kaldığı ve kamuoyunun düşmanlığı karşısında savunmasız bırakıldığı savunuldu. Sendika ayrıca İçişleri Bakanı Nuñez’in kamuoyuna yaptığı açıklamalarla emir-komuta zinciri üzerinden iletilen talimatlar arasında tutarsızlık bulunduğunu öne sürdü.
Öte yandan aşırı sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise) partisi, hükümet ve siyasi rakipleri tarafından kışkırtıcı söylemlerle şiddeti teşvik etmekle suçlandı.
Parti lideri Jean-Luc Mélenchon, 30 Eylül’de destekçilerine polis şiddetine karşı durma çağrısı yaptı. “Hiçbir şey unutulmayacak ve hiç kimse affedilmeyecek” diyen Mélenchon, daha sonra yaptığı açıklamada barışçıl protesto yöntemlerini desteklediğini belirtti.